colour style colour style colour style colour style
Anasayfa > Röportajlar > SELİM KAYA İLE DOBRA DOBRA
SELİM KAYA İLE DOBRA DOBRA PDF Yazdır E-posta

SELİM KAYA İLE DOBRA DOBRA

Nasıl bir doktor uzmanlıktan önce doçentliğe sonra da Profesörlüğe yükselip kendini geliştiriyorsa ve farklı şeyler öğreniyorsa. Dubai de benim ve Türk Jokeylerinin Dünya da tanınmasını ve ayrıca benimde Profesörlüğümü göstereceğim yer olduğunu düşünüyorum.

FIRTINA: Sevgili SELİM bize biraz kendini tanıtır mısın?

BUNU KİMSE BİLMEZ!

SELİM KAYA: 1983 Şanlıurfa Göbekli köyü doğumluyum ama asıl olarak Elazığ’dan geldiğimizi biliyorum. Sevgili arkadaşlarım bunu da kimse bilmez.

FIRTINA : Jokeyliğe nasıl başladınız ve kim vesile oldu?

KLASİK SORULAR!

SELİM KAYA: Esasında biz atçı bir aileden gelmemiz sebebiyle gözümü atların içinde açtım desem daha doğru olur, jokeyliğe ise rahmetli ağabeyim ALİ KAYA tarafından teşvik edildim ve onun sayesinde buralarda olduğumu düşünüyorum.

FIRTINA : İlk kazandığın koşuyu halen hatırlıyor musun? Ve jokeyliğe terfi ettiğin safkan kimdi acaba?

SELİM KAYA: Benim aprantilik hayatımda ilk kazandığım at ailemizin atı olan FINDIK 7’ dir, jokeyliğe geçişim  ise Ramazan Kayalık’ ın CUMBIA isimli safkanı ile olmuştur, her iki safkanı da, bir ömür geçse unutamam.

ZOR İŞLERİN ADAMIYIM

FIRTINA : Jokey olmasaydın ne olmak isterdin

SELİM KAYA: Jokeylik yapmasaydım, ne olurdum açıkcası hiç düşünmedim ama, en zor iş neyse sanırım onu seçerdim, çünkü kolay ve direnci olmayan meslekleri sevmiyorum.

BENİM İÇİN FUTBOL-SANAT-AT YARIŞLARI İÇİÇE…

FIRTINA: Futbol piyasasından tanıdığın ya da görüştüğün kimseler var mı acaba*

SELİM KAYA: SERGEN ve RIDVAN ağabey ile zaman zaman görüşürüz.

FIRTINA : İBRAHİM TATLISES ile olan dostluğunuzu biliyoruz ve ona bir dönem at hediye ettiğiniz de bilinmektedir, yakinen tanıdığınız İBRAHİM TATLISES size göre nasıl birisidir.

SELİM KAYA: İBRAHİM TATLISES yüreği tertemiz, kalbi ise pırlanta gibi bir insandır, onu asabi ve sinirli diye görenler olmuş olabilir ama bence onun zaman zaman ekrana yansıyan asabiliği çok duygusal olmasındandır, bazı şeyleri elinde olmadan yaptığına inanıyorum ve kendimi de bazı yönlerimle İbrahim beye benzetiyorum.

FIRTINA : İBRAHİM TATLISES’in birde 260 milyara aldığı ÖZHAN isimli arap tayı olayı vardı, bu at başarılı olamadığı gibi sanki İBRAHİM beyi camiadan küstürdü, sizce bunun nedenleri neydi acaba.

İBRAHİM TATLISES VE KISKANÇKIZ

SELİM KAYA: Esasında bu durum tam olarak böyle değildir, İBRAHİM bey yıllar önce bizimle tanışmadan evvel bir at almış ve bu at hiç koşmamış, Daha ilereyen zamanlarda ortak bir dostumuz aracılığı ile kendisi ile oturduk ve 3 saate yakın sohbet etme fırsatı bulduk. Orada kendisinin ne kadar alçakgönüllü bir insan olduğunu bir kez daha anladım, daha sonra bana haber yolladı ben at alacağım diye, bunun üzerine sanatçıların duygusal yapılarını bildiğimden dolayı kendisi ile beraber Urfa’ ya bizim çiftliğe gittik. Orada bizim de çok şeyler beklediğimiz ve grup koşu kazanmış BİRCAN I in yavrusu olan KISKANÇKIZ’ ı kendisine hediye ettim. Bu safkanla kazanamamış olsa da, 2.3. ve 4. lükler yaparak büyük heyecan ve keyif aldığını gördüm ve bir zaman sonra gide gele abim REMAZAN KAYA ile tanışmış ve benim olmadığım saatlerde onu arayıp atlarının durumunu öğrenmiş, tabi hal böyle olunca da aralarında dostluk güzel noktalara gelmiş, işte bu dostluk kronolojisi sonunda, bir gün bir baktım abimle beraber satışlara gelmişti ve ÖZHAN isimli safkanı tam 260 MİLYAR LİRA vererek satın aldılar ve maalesef bu saflkan da doğru dürüst koşmadı ve verilen paralar bir noktada heba oldu gitti, burada abim REMAZAN KAYA her ne kadar iyi niyetleri ile İBRAHİM beye bu tayın alınmasında vesile olmuşsa da ben abimin yerinde olsaydım bu kadar paraya bir sanatçıya at aldırmazdım. Ona yapılacak tek şey ucuz paralarla alınacak ve o safkan başarılı olursa daha pahalı taylar alınmalıydı, bence o zaman İbrahim bey camiadan bu kadar kopmaz ve soğuk bakmazdı. O açıdan abim bence burada her ne kadar iyi niyetlerle yapmış olsa da, zamanlama hatası yaptığını düşünüyorum.

FIRTINA : Sence jokeylik nedir?

SELİM KAYA: Bir jokeyin yaşamak istediği her şeydir.

FIRTINA : Peki sence jokeylik bir yaşam biçimidir mi?

CUMHURBAŞKANI OLABİLİRSİN AMA JOKEY OLAMAYABİLİRSİN!

SELİM KAYA: Hayır bence değildir, çünkü jokeylik çok özel meziyetler isteyen ve her kesin yapamadığı bir meslektir. Çünkü bugün araba kullanmak, elbise giymek, yemek yapmak bir yaşam biçimidir çünkü her insanın rahatlıkla yapabileceği bir şeydir, oysa ki jokeylik öylemidir? Hayır öyle değildir. O yüzden yaşam biçimi bence değildir.  Fizik açısından örneğin ata herkes binemez, bugün Başbakan, Cumhurbaşkanı olabilir koca bir ülkeyi yönetebilirsiniz ama ata binemeyebilir ve düşebilirsiniz. O açıdan at ve jokeylik bence çok kutsal şeylerdir. Yaşam biçimi olamaz diye düşünüyorum. Mesela size bir örnek vereyim. koskoca Dubai şeyhi 2006 Dubaı World Cup kupasını DETTORİ’’nin bindiği ve kendi safkanı kazanınca hiç unutmuyorum, atın yanına geldi ve dakikalarca, atın üstünde jokeyi olduğu halde ata bir bakıcısı, seyisi gibi yedek yaptı bu olayı canlı olarak bende yaşadım ve atın kutsal bir varlık olduğuna orada karar verdim.

FIRTINA : Şu anda ki durumunuza gıpta ile bakanlar olmuş olabilir, peki Selim Kaya’ nın hayatında zor günleri oldu mu?

BU ZORLUKLAR BENİ SELİM KAYA YAPTI.

SELİM KAYA : Bunlar her çocuğun yaşayabileceği çok özel şeylerdir ama eve 24 saat ekmek girmediğini, ayağımda ayakkabım olmadan dağ taş gezip çobanlık yaptığımı, hatta babamın iki defa yol parası olmadığı için Adana’ dan Urfa’ ya at ile beraber otoyolda arabaların ve kamyonların arasından yayan geldiğini daha dün gibi hatırlarım, ancak şunu rahatlıkla ifade etmek isterim ki, babam bizim ailemiz için büyük devrim yapmıştır. Okuma yazması olmadan, Türkçesi bile olmadan, bir aileyi tek başına alıp buralara getirmiştir. Bu aile bugün buralarda ise kesinlikle babamın sayesinde olmuştur.

FIRTINA : Peki biraz da DUBAİ maceranla alakalı konuşalım, orayı ve Türkiye’yi kıyaslayacak olursak aramızda ki fark sence nedir?

SİSTEM GERÇEKÇİ OLURSA ATÇILIK GELİŞİR…

SELİM KAYA: Fotoğrafa nereden bakarsanız o bölgeyi görürsünüz, eğer sistemi ve kafa yapısını düzeltebilirsek bir nokta kadar yakınız, ve gözümüzde fazla büyütmüşüz derim. Ama yok bu sistem ve bu zihniyetle devam ettiğimiz müddetce aramızda milyonlarca kilometre mesafe var diyebilirim. Kısaca anlatmak gerekirse orada bizim burada olduğu gibi amca-yeğen-dayı ve ahbap çavuş ilişkileri yok ve kim gerçekten hak etmişse, nüfus kağıdına bakılmadan iş ona veriliyor, sanıyorum buda bizim en büyük handikapımızdır. Diye düşünüyorum.

FIRTINA : Orada idman saatleri nasıl acaba ve sen idmana çıkıyormusun?

SELİM KAYA: Gece saat 02.30 gibi idmanda oluyorum ve sabah 08-30’ a kadar 4 yada 5 at alıyorum. Onun dışında otelde kalıyorum ve yemeğimi  kendim yapıyorum.

FIRTINA : Peki o bölgenin mutfağı nasıl, bizim yemeklerle kıyaslarsan neler demek istersin

SELİM KAYA : Orada Lübnan ve arap lokantaları var ve bizim yemekleri andırıyorlar ama az önce de dediğim üzere kendi yemeğimi kendim yapıyorum.

FIRTINA : Otelde kalıyorum dedin hipodrom ile arasındaki mesafe ne kadar ve neyle gidiyorsun

SELİM KAYA: Arası 10 dakikadır, ilk gittiğim gün tüm jokeylere otobüs gelmişti ben bir kez bindim, daha sonra burada araba kiraladım ve kendim kullanıyorum ve hemde gezebiliyorum.

FIRTINA : Peki buna neden gerek duydun

SELİM KAYA : SELİM KAYA’ nın bir farkı olmalıydı diye düşündüm ve böyle yaptım.

FIRTINA : Bir türk jokeyi olarak yabancı bir ülkede at binmeyi nasıl değerlendiriyorsun

JOKEYLİĞİN MASTERINI YAPMAYA GİDİYORUM!

SELİM KAYA: Benim orada at binmem kesinlikle büyük bir mucizedir, çünkü biz kendi tanıtımımızı yeterince yapamamışız ve bizidoğru dürüst tanımıyorlar, oysaki o arenada Hindistanlı, Pakistanlı, yeni Zelandalı,Afrikalı, İngiltereli bir çok jokey var ama aralarında bir türk jokey maalesef yoktu bugüne kadar, peki biz niye yokuz diyecek olursanız, bence özgüvenimiz ve medeni cesaretimiz yok.

FIRTINA : Peki şu anda orada mutlu musun?  bildiğimiz kadarıyla sen orada ekürinin 2. baş jokeyi konumundasın bundan rahatsızlık duyuyor musun?

SELİM KAYA: Mutlu olup olmamamın hiçbir önemi yok, çünkü ben buraya ideallerim uğruna ve ciddi anlamda maddi kaybıma rağmen geldim ve benden sonraki jenarasyone yol açabilmek ve cesaretlendirebilmek için bu misyonu bilerek ve isteyerek üstlendim. 2. adamlık nasıl derseniz bana göre değil açıkcası, bu konuda inanılmaz derecede rahatsızım, çünkü orada 1. jokey benim gelmemle oda rahatsız oldu ve bana karşı çok soğuk davrandı, buna mukabil birgün sabah idmanında bu yine kendi kafasına göre bana bir şeyler der gibi olunca, ona şiddetle bağırdım ve araya oradaki bazı menajerler girdi ve o jokey okey, okey diye bir şeyler söyleyerek adeta kaçıp gitti. Ama kesinlikle ben haklıydım, zaten özel araba tutmamın ve servis otobüsüne binmeyişimin ana sebebi de bu tip olaylardır, istedim ki Selim Kaya’ nın duruşu, boş bir adam olmadığı belli olsun.

FIRTINA : Peki bu olaydan sonra antrenörle aranızda herhangi bir olay yada sürtüşme geçti mi?

SELİM KAYA: Bir muhatablık olmadı ama bana karşı bir cephe oluştuğu kanaatindeyim, çünkü o baş jokeye ekürinin en iyi atlarını teslim ederlerken, bana ise ya hiç vermiyorlar ya da en kötünün kötüsünü veriyorlar. Zaten geçenlerde lısted bir koşuda burunla ikinci kaldığım safkanı da, hayatının ilk koşusu olmasından nasıl olsa gelemez diye bana verdiler ama ben bu hiç koşmamış safkanla burunla kaybettim.

FIRTINA : Yani kısaca eğer doğru anladıysak şu anda  genelde at çalıştırıyorsun.

SELİM KAYA: Evet doğru anladınız, daha düz anlatmaya çalışacak olursak ben oldum bir idman jokeyi

FIRTINA : Peki bu durum ne kadar devam edecek

SELİM KAYA: Açıkçası bende bilmiyorum ama sözleşmem mart sonuna kadar sürmektedir. Zaten beni orada keşfetmeye başladılar ve diğer ekürilerden ufak ufak nabız yoklamalar başladı. Bakalım sonu nasıl olacak.

FIRTINA : ŞEYH EL MAKTOUM ile hiç karşılaşma imkanın oldu mu?

SELİM KAYA: Yok canım ne mümkün, kendisi orada oldukça yüksek bir mevkide olduğundan şimdilik bunu beklemiyorum.

FIRTINA : Seni ata bindirmemekle ve şans tanımamakla sence ne istiyor olabilirler, sence bu bir ayrılık sinyali olabilir mi?

SELİM KAYA: Sanmıyorum, çünkü bu olaydan sonra gitmek istedim antrenör bırakmadı. Bence bunlar benim sabrımı ölçüyorlar.

FIRTINA : Peki bizim büyük eküri sahibi at sahiplerine neler söylemek istersin?

SELİM KAYA : SERDAL abi ( ADALI ) İnanın abartmıyorum, Türkiye’ye yapmış olduğu yatırımın % 20’ sini oralara yapsaymış, kesinlikle emeğinin karşılığını fazlasıyla alıp, başarılı olurmuş, ayrıca onun atlarıda orada olsaydı yine ben gidip binebilirdim, ama şimdi bu şekilde kendim gelmek durumunda kaldım.

FIRTINA : Sen nasıl gittin, sana bir teklif mi geldi yoksa sen mi başvurdun?

SELİM KAYA: Kesinlikle ben kendim araştırdım ve orada bulunan ekürilerle lisan bilen adamlarım vasıtasıyla yazıştım, en son şimdiki ekürim AOSIZ bana olur verince ve beni burada izlemek istediler, bir geldiler 4 gün misafir ettim, bir geldiler 15 gün misafir ettim, Gazi günü öncesi balo’ ya götürüp Gazi heyecanını izlettirdim. Nice sonra olumlu rapor verdiler de öyle gidebildim, tabi gittim ama öyle kolay olmadı, beni tam teşekküllü bir hasteneye, uçaktan alır almaz götürdüler ve herhangi bir kötü alışkanlığım var mı yok mu kan tahlili ile baktılar.

FIRTINA : Domuz gribi aşısı oldun mu bu arada

SELİM KAYA: Vallaha bana bir aşı yaptılar ama nedir hala bilmiş değilim açıkcası.

FIRTINA : DUBAİ seferine çıkarken sana yardımı dokunanlar oldu mu?

SELİM KAYA: Evet çok kişinin oldu ama YASİN KADRİ EKİNCİ beye buradan ayrıca teşekkürlerimi sunarım, açıkcası o olmasaydı ben buraya gelemezdim diye düşünüyorum.

FIRTINA : Sana FAIR PLAY desek bize ne söylemek istersin

SELİM KAYA :  Abim Remazan Kaya’ nın atı YAVUZCA yı TAMERİNOĞLU isimli safkan ile geçtiğim koşudur diye yanıt vermek isterim bence asıl fair play budur diye düşünüyorum, zaten olması gereken de budur.

FIRTINA : Hobilerin nedir desek sana?

SELİM KAYA: Deliliktir ( gülüşmeler ) BİLARDO ve Sinemayı çok severim.

FIRTINA : Bugüne kadar hatırı sayılı bir maddi kazanç elde ettiğiniz bilinmektedir, siz bunu nasıl değerlendirdiniz ve ticaret yaptınızmı yaptıysanız hiç zarar ettiniz mi

SELİM KAYA : Bence insan sevdiği işi yapmalıdır, kendimi bu şekilde mutlu edebiliyorsam sorunun yarısı bitmiştir. Gerek ticarette gerekse normal hayatta öğrenmenin en güzel yolu yaşayarak öğrenmektir, bende hatalarımla, sevaplarımla bunu yaşayarak öğrendim diyebilirim.

FIRTINA : Peki sence başarının sırrı nedir

SELİM KAYA : İyi avrat kötü erkek, iyi erkek kötü avrat, kötü at iyi jokey, iyi jokey kötü at buluşması nasıl olmuyorsa, iyi at iyi jokey ile buluşursa başarıda muhakkak gelir diye düşünüyorum.

FIRTINA : Senin birde engel atlama yarışmalarına ilgin olduğunu duyduk bunu açarmısın?

SELİM KAYA : KEMER COUNTRY’ de DİNO isimli kendi atımla d kategorisinde İstanbul bölge birincisi oldum. İlk defa katıldığımdan dolayı bunu nasıl başardı diye konuştuklarını biliyorum, şimdiki hedefim başbakanlık yada cumhurbaşkanlığı engel atlama müsabakaları olacak

 ( SELİM KAYA DİNO İLE )

FIRTINA : Dino’ nun bir anlamı var mı acaba

SELİM KAYA: Dino Kürtçe de deli anlamına geldiği için koydum. Atım şu anda maslakta olup bakıcısı ve çalıştırıcısının aylık masrafı 1500 TL civarındadır.

FIRTINA : Birazda futbol diyelim ve ARDA TURAN’ ı soralım sana, sence ARDA dışarıdan gelen teklifleri kabul etmeli mi.

SELİM KAYA : Bence kesinlikle 1 dakika bile beklemeden bir an önce gitmeli ve ondan sonra geleceklere cesaret vermeli.

FIRTINA : Seyrederken kendini bulduğun ve beğendiğin bir apranti yada jokey var mı acaba?

SELİM KAYA : Maalesef Türkiye'de bazı jokeyler hak etmedikleri yerde diye düşünüyorum. Mesela YÜCEL BİLİK’ in gerçek yerinin orası olmadığını düşünüyorum. At sahiplerinin böyle bir yetenekli jokeyi nasıl göremediklerini anlayamıyorum, yoksa herkes hak ettiği yerde olsaydı, YÜCEL BİLİK’ te iyi yerlerde olurdu diye düşünüyorum, ama şunun da altını çizecek olursak, başarı engellenemez ama geciktirilir mantığıyla bakarsak bu çocuğunda üstlere geleceğini düşünüyorum.

FIRTINA : AYHAN KASAR’ ın menajerin olduğunu düşünecek olursak neler söylemek istersin acaba

SELİM KAYA : AYHAN KASAR benim menajerim değil bilakis çok iyi bir dostumdur. Oda çok duygusal bir yapıya sahiptir ve onu çok yakından bilmeyen tanımakta güçlük çeker.

FIRTINA : Sana bu güzel sohbet için teşekkür etmeden önce  son olarak ailenizin büyüğü ağabeyin REMAZAN KAYA yı sormak isteriz

SELİM KAYA : Abim REMAZAN KAYA çok değişik bir insandır, bu gelişimden haberi yoktu ancak evde onun eşi ile benim hanım sohbet ederken, bizim hanım geleceğimi söyleyince, ben daha Dubai'den gelmeden, uçağa binmeden beni YALÇINER’ e deklere etmiş, kendimi havalimanından iner inmez jokey odasında buldum. Padoğa gelincede ona kızdım, birkaç günlüğüne gelmişim ve çoluğum çoçuğumla hasret giderecek yerde, abimin bu oyununa kurban gittim, kısaca abim insanları hep bir makine gibi görür ve sürekli nereden duymuşsa, işleyen demir pas tutmaz der, ayrıca birde onun sıkça kullandığı "bir şey olmaz" sözü vardır ki, inanamazsınız, Dünya yansa bir şey olmaz der, zaten onun yüzünden bir atına "Bir Şey Olmaz Kaya" koyduk, işte bu yüzden bu tür davranışları bence doğru bir yaklaşım değil. İnsanlarında bazen dinlenmeye, kafasını resetlemeye ihtiyacı olduğu zamanlar vardır ki abim bunu pek göremez

RÖPORTAJ :
ERCAN FIRTINA
www.altinkamci.com

 

Yorumlar  

 
0 #2 markos 13-02-2010 21:53
Gerçekten büyük jokey.Her şekilde ısapt ediyor bunu.
Alıntı
 
 
0 #1 izmirli_kafkas 12-02-2010 14:54
kim ne derse desin s.kaya turkıyenın en ıyı jokeyıdır.bazıları gibi hazır ata binipte 1.05 lere gelmiyor.emegiyle çabasıyla geliyor her yarısta.
Alıntı
 

Yorum ekle

Yorumlarınız Türk Ceza Yasası ile genel örf, adet ve ahlaki değerlerimize uygun olmalıdır. Üye olmayanların yorumlarındaki bazı özellikler kısıtlıdır.


Güvenlik kodu
Yenile