| BÜYÜK GÜNE AZ KALDI |
|
|
|
|
İLK GAZİ KOŞUSU Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara'daki at yarışlarını kendi himayesinde yaptıran Mustafa Kemal ATATÜRK, 1927 yılında emir vererek Gazi Koşusu'nun düzenlenmesini istemiştir. At yarışlarının “Modern Toplum İçin Sosyal Bir İhtiyaç” olduğunu vurgulayan ATATÜRK, fırsat buldukça hipodroma gelmekten büyük mutluluk duyuyordu. Ali Muhiddin Hacıbekir`in sahibi olduğu Neriman'ın 1927 yılında kazandığı Gazi Koşusu'nu da Ulu Önder ATATÜRK ile İsmet İNÖNÜ birlikte izlemişlerdir.Gazeteci-Yazar Eser Tutel o günü şöyle anlatmaktadır; Gazi Koşusu ilk defa 10 Haziran 1927 yılında 2000 metre mesafede tertiplenmiştir ve para ikramiyesi de 2000 TL.dir. Yalnız mevsimin değil, tüm yılın en büyük koşusu, ‘Gazi Koşusu’dur ve o yıl Kurban Bayramı’nın birinci gününe rastlamıştır. Çoğu kimse İstanbul’a gittiği için şehir boşalmış gibidir. Ayrıca o gün, önemli bir de maç oynanacaktır. Yarış yerine kalabalığı toplayabilmek amacıyla, at koşularının yapılacağı, Ankara halkına önceden duyurulmaya çalışılır. Halka kolaylık olsun diye yarış saatinden önce Taşhan’dan, Anadolu Lokantası’nın önünden otobüsler kaldırılacağı ilan edilir. Giriş, ‘hususî mevki’ için 5, ‘birinci mevki’ için de 1 lira olacaktır. Duhuliye ise, sadece 25 kuruştur. Gazi Koşusu, İngilizlerin dünyaca meşhur Derby yarışının muadili olan büyük bir koşudur. Kısacası, Gazi Koşusu, Türkiye’nin ‘Derby’sidir. İngiltere’de bu yarışın, yalnız üç yaşlı erkek safkan İngiliz taylarına mahsus olmasına karşılık, bizde henüz yeterince üç yaşlı tay olmadığı için, üç ve yukarı yaşlı İngiliz erkek ve kısraklarının girebileceği bir yarış olarak düzenlenmiştir. Başlangıçta, Gazi Koşusu 2 bin metre mesafeli, bir handikaptır. Yani daha güçlü atların daha ağır siklet taşımaya mecbur edilerek güçsüz atların kazanma şansının artırıldığı bir yarıştır.
Şık hanımefendiler, zarif beyefendiler, Ankara’nın ileri gelenleri yarış yerine bir başka hava vermektedirler. Yarışlar saat 15.00’te başlayacaktır. Beş dakika kala, “Reisicumhur hazretlerinin yarış yerini şereflendirmesi” yarış yerinde hazır bulunanların heyecanına heyecan katar. Başvekil İsmet Paşa, Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa ve vekiller, protokol sırasına göre tribündeki yerlerini almışlardır. Zilin çalması, yarışların başlayacağına işaret etmektedir. Gazi Koşusu, o günün ikinci koşusudur. Dört atın katılacağı bu büyük yarışın iki favorisi vardır: Bu işlerden anlayanlar koşuyu ya Neriman’ın ya da Fama’nın kazanacağı görüşündedirler. Cokeyler padokta atlarına binip numara sırasıyla piste çıkarlar. Start yerine gidip bir hizaya gelirler, sonra da kampananın çalmasıyla ileri atılırlar. İlk Gazi Koşusu başlamıştır!.. Ama bu arada, nasıl olduysa, Fama biraz geç çıkmıştır. Neriman hemen başa geçer, rakipleriyle arasını açmaya çalışarak koşmaya başlar. Üç at da hızla önden kaçan Neriman’ı yakalamak için tüm güçleriyle peşinden gelmektedirler. İlk bin metreyi Neriman önde, Fama üçüncü durumda geçer; 500 metre kadar sonra Fama ikinci durumda geçer. Mesafe ilerledikçe Fama arayı daha da kapatmaktadır. Neriman’ın sağrısına sokulmuş, derken farkı yarım boya indirmiştir, hatta neredeyse baş başa gelmek üzeredir. Ama yarış biter! Koşunun müddeti ise 02.50.00 olarak gerçekleşir. Neriman yarışı birinci bitirirken Fama onun ancak bir baş kadar gerisindedir. Koşu birkaç metre daha uzun olsa, belki onu geçecektir bile… Yarışı Neriman kazanır, ama asıl ilgiyi çeken at, starttan geç çıkmasına karşın arayı kapatıp ikinci gelen Fama olur. Hâkimiyet-i Milliye (sonradan ‘Ulus’) gazetesi, ertesi gün bu büyük koşuyu şöyle değerlendirecektir: “Mesafe iki, üç metre daha ziyade olsa idi, Fama’yı birinci görecektik! Fama’nın bu yarışta gösterdiği meziyet iki kattır. Çünkü zavallı hayvan on beş gün evvel bir kaza tekmesi (çifte) yiyerek dehşetli bir yara almıştı. Yarışa girdiği vakit nekahat halinde idi. Mamafih, Neriman’ın arka ayağındaki arızayı da kaydetmek lâzım gelir.” Cumhuriyet gazetesinin Ankara muhabiri Münir Bey ise, koşu öncesinde kaleme aldığı tahmin yazısında, Barantom için, “İstanbul vilayetinden niçin buraya kadar göndermek zahmetini ihtiyar ettikleri anlaşılamayan ‘Barantom’ nam aygır”, Bolandist için de “zavallı bir at” demektedir. Bu büyük yarış o günden beri hiç aksamadan her yıl tekrar edilir. 1928’deki 2. Gazi Koşusu’nu Atıf Esenbel’in ‘Primerole’ adlı atı, 1929’daki 3. Gazi Koşusu’nu Celâl Bayar’ın ‘Cap Griz Nez’ adlı atı, dördüncü Gazi Koşusu’nu da İsmet İnönü Paşa’nın ‘Olgo’su kazanırlar. Gazi Koşusu Hakkında İstatistiki Bilgiler İstanbul'da ilk kez 1968 yılında düzenlenen Gazi Koşusu'nda ise birinciliği Burhan Karamehmet'in "Asuvan" adlı safkanı elde etmiştir. Türk yarışçılığının en büyük klasiği olan Gazi Koşusu'nun armağanı, Atatürk'ün at üzerindeki som gümüş heykeli, 1970 yılından beri ''Gazi Koşusu'' galiplerine verilmeye başlandı. Ünlü heykeltıraş Doç. Dr. Şadi Çalık'ın eseri olan bu heykeli ilk kez ''Sadettin'' adlı safkanın sahibi Sadun Atığ almıştır. Yavruları en çok Gazi Koşusu kazanan aygırlar: Cihangir: Atlıhan, Melikşah, Kayarlı, Pikehan, Minimo ve Akkor`la 6 defa, Wings Of Song: Beau Brummel, Mirage, İcaros, Beau Monair ve Helene de Troia ile 5 defa, Onyx II: Özdemir, Tomru, Şilem, Taşpınar ve Konca ile 5 defa. Yavrusu en çok Gazi Koşusu kazanan kısrak: Fleche d`Or: Beau Brummel, La Fleche, Beau Monair ile 3 defa. Eküri biten Gazi Koşuları: La Fleche - Cantatrice (1956), Hafız - Kapkara (1986), The Best - I. Thunder Bold (1993) Gazi Koşusu`nda en iyi derece: 1996 yılında Özdemir Atman`ın Bold Pilot (2.26.22) isimli safkanına aittir. Gazi Koşusu`nu en fazla kazanma başarısını gösteren eküri: Darling (1950), Kusun (1953), Atlıhan (1961), Melikşah (1963), Kayarlı (1964), Minimo (1971), Akkor (1972), Karayel (1973), Buğra (1976), Toraman (1982), Cartagena (1984), Hafız (1986), Popular Demand (2005) ile toplam 13 kez ile ELİYEŞİL Ekürisidir. Gazi Koşusu`nu en fazla kazanma başarısını gösteren jokey: Mümin Çılgın; Helene De Troia (1960), Apaçi (1965), Nadas (1974), Dr. Seferof (1979), Dersim ( 1981), Uğurtay (1985), Hafız (1986), Top Image (1988) ve Abbas (1991) ile toplamda 9 kez. |









Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara'daki at yarışlarını kendi himayesinde yaptıran Mustafa Kemal ATATÜRK, 1927 yılında emir vererek Gazi Koşusu'nun düzenlenmesini istemiştir. At yarışlarının “Modern Toplum İçin Sosyal Bir İhtiyaç” olduğunu vurgulayan ATATÜRK, fırsat buldukça hipodroma gelmekten büyük mutluluk duyuyordu. Ali Muhiddin Hacıbekir`in sahibi olduğu Neriman'ın 1927 yılında kazandığı Gazi Koşusu'nu da Ulu Önder ATATÜRK ile İsmet İNÖNÜ birlikte izlemişlerdir.




Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için