::Son Düzlük..Sizin Eküriniz::

Register Login

HAYRİÇO İLE KEYİFLİ BİR SOHBET

Hayrettin Kayaş
1967 Yılında İzmir’de doğmuş, babasının da jokey olmasından dolayı atlarla büyümüş, atlar gibi duygusal bir adam Hayrettin Kayaş. Çoğu kimse için Hayri Kayaş, yakınındakiler için Hayriço. Evli ve biri kız diğeri erkek dünya tatlısı iki de çocuğu var.İki kardeşler, babası nasıl eski bir jokey ve bugün antrenör ise kardeşi Ejder’de seyislik yapıyor.Tam bir atçı aile anlayacağınız.

 

 

 

Baba Süleyman Kayaş (sahadaki ismi ile Kayaş) 1950’li yıllarda jokeylik hayatına başlıyor.1970 yılında Avusturya’nın Graz şehrinde at çalıştırır ve antrenörlük eğitimi alır. 1990 yılında Avusturya’da tramvay beklerken talihsiz bir trafik kazası geçirir. Türkiye’ye kesin dönüş yapar ve Türkiye’de antrenörlük hayatı başlar. Şu anda 67 yaşında ve o günden bugüne antrenörlük hayatına devam ediyor.

Antrenörlük hayatın nasıl başladı, kim önayak oldu biraz o günlerden bahsedermisin?

Benim çocukluğum ahırlarda atlarla içiçe geçti, kendimi bildim bileli atın ya üzerinde ya yanındayım.1996 yılında lisanslı olarak antrenörlük hayatıma başladım. İlk başvuru yapacağım zaman yeterli başvuru olmadığı için ek süre verilmişti.Ek süre bittiğinde de bu kez çok yoğun bir talep olduğu açıklanmıştı.Sonra bir uzatma daha oldu ve nihayet İstanbul’daydım.Çok zorlu ve çileli bir süreç olmuştu.İstanbul’da hayatımı devam ettirecek kadar param yoktu cebimde, geri dönmek üzereyken Soner Dayım Hızır gibi yetişti, denk gelmiştik aslında ama çok iyi olmuştu.Cebime harçlığımı koydu sağolsun bir süre daha İstanbul’da kalabilirdim artık. Bir gün Veliefendi’de yarışları izliyoruz, bir anons “Hayrettin Kayaş” diye.Ben duymadım arkadaşlar uyardılar ismin anons edildi diye, koşarak gittim.Orda başvurumun kabul edildiğini öğrendim, çok mutluydum, inanamıyordum adeta.

 

İlk imza attığın safkanı hatırlıyormusun?Yarışı nerde nasıl seyrettin? Sonuç ne oldu neler hissettin anlatırmısın bize?

İlk imza attığım safkan Sayın Hüseyin Yavuz’un Ergülüm isimli arap atıydı.Bursa’da bu safkanla ilk imzam ile Ersan Yavuz ile ilk birinciliğimi elde ettim. Padoktan tribüne nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Dayanamadım içeri sakin bir köşeye çekildim oradan televizyondan izledim.Yarış sanki üç saniye sürmüştü.Hiç bir şey anlamadım Ergülüm potayı önde geçince kendimi bir anda atın yanında buldum.Çok heyecanlıydım çok.

Unutamadığın yarış ya da yarışlar?

Karatoklu elbette, Karatoklu’nun belki de tüm yarışları unutulmazdı benim için.Ama özellikle Pirkaraca ve Rükentay’ı geçtiğimiz ve kazandığımız yarış inanılmaz keyifliydi.Fuat vardı o gün atımızda Pirkaraca’ya da seninki biniyordu.(Seninkinden kastı Sadettin Boyraz, burada kahkahalar kopuyor)

Ama Sadettin Boyraz ile de Kısa Vade bir koşu kazanmıştık hatta o yarışta çok daha zorlu rakipler vardı, Benim Oğlum, Balabanhan, İbocan, Sergen, Rişvanbey ve Şövalye vardı ve sanırım hatırlayamadığım bir kaç kalite safkan daha vardı.Üç at taraklama foto oldu biz galip çıkmıştık fotodan.Sadettin Boyraz hakikaten büyük jokey.

Ama o kadar çok ki, mesela speedy gonzales ile İstanbul’da 1999 yılında tarihinde zülfikar kurt ile Karizmatik önünde kazandığı yarışı unutamıyorum.

Ondan sonra Bosphorus ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Koşusu Kupasını kazandığım yarış var aklıma gelen.

Bir de Ilgazhan var. Bu safkanla ile iki sene üst üste 2006 ve 2007 yıllarında Ege Derbisini kazandım.

O kadar çok var ki böyle konuştukça aklıma geliyor sürekli, Don Juan var, Sevim Abla var ve tabii Sadunbey’i anmazsak olmaz.Sanırım Sadunbey ile 15-20 civarı birincilik kazanmışızdır.

İstanbul İzmir Ankara Bursa?

Benim için istanbul süper lig diğerleri mahalli lig gibi.Ama izmir bambaşka izmir bizim hayatımız, yaşam tarzımız.Yarış kalitesi derseniz tartışılmaz bile, İstanbul hakikaten çok zorlu bir yer.Orası fuar gibi.

Hangi ekürilerle çalıştın?

Başta Selman Erdemirci.1996 yılından beri Selman Erdemirci ile birlikteyiz. Henüz daha lisansım yoktu Selman Bey’in safkanları ile ilgileniyordum.

Arek Kuyumciyan ile çalıştık. Freeman, Bosphorus, Öztay ve Magic World ilk aklıma gelenler, daha nice safkanlar vardı.

Yücel Birol, Şevki Eren, Atilla Özsoy, Fuat Buruk var futbol camiasından ve tabii futbol deyince İbrahim Akın var Blackman ile İzmir’de pist ve mesafe rekoru kırmıştık.

Tarık Eman var İbrahim Özdoğan var ondan sonra aklıma ilk gelenler bunlar. Hepsi çok değerli insanlar. Çalıştığım eküriler açısından şanslıydım diyebilirim. Ben hep dürüst oldum hep dürüstlük gördüm.

Buradaki dostların arkadaşların?En yakınında olan insanlar?

Osman var senin de bildiğin ospiş abin. Bir de İstanbul’lu var başımın belası. (Başının belası ben oluyorum burda yine kahkahalar yükseliyor.)

Sabahları kaçta kalkarsın ne yaparsın ortalama bir günün nasıl geçiyor?

Her sabah 04.45 kalkarım en geç saat 05.15 gibi hipodromda olurum.Saat yine en erken 09 -09.30 gibi sahadaki işimiz biter daha sontra ahırlara gidip safkanlarla ilgilenir programları yaparız saat 11.00 gibi de hipodtromdaki işimiz biter. Eve gelir iki saat kadar dinlentikten sonra çıkarım.Bazen çocukların gittiği kahveye gider orada sohbet edeeriz, arkasından yine ahırlara bir gider safkanlara göz atarım.

Antrenör olmasaydın ne olmak isterdin?

Toprak ile uğraşmak isterdin. Toprak kokusunu çok seviyorum.

Çocuklarının ileride camiada olmasını istermisin?

Okumalarını en kötü dört yıllık fakülte bitirmelerini istiyorum.Artık yüksek lisans mı yaparlar doktora mı bilemem, ama en kötü dört yıllık fakülte okumalarını çok isterim.Ondan sonra ne istiyorlarsa onu yapsınlar.Sevdikleri iş neyse meslekleri de o olsun.

Altılı oynuyormusun J

Herkes gibi ufak çapta müşterek bahislere iştirak ediyorum ama kesinikle bahis oynamam.Bazen denk gelirse çok tuttuğum cazip bir at olursa son koşuda tabela bahis. Oynayanlara da oynamamalarını tavsiye ederim. Altılı ganyan dünyanın en güzel oyunu ama insanlar kendini çok zora sokuyorlar.Paranın tadını alıyorlar hep arkası gelecek zannedip anlamsız işler yapıyorlar.

Altılıdan hiç büyük para aldın mı?En yüksek ne kadar ikramiye kazandın ne zaman?

2004 yılında 3 liraya 14 milyar almıştım ilk aklıma gelen o.Onun dışında 2 ile 3 bin lira arasında veren kuponlar bulduk. Bu arada 3-4 liralık altılılardan başka oyun oynamam.

Şu anda sahaların en iyi jokeyi sana göre kim?

Halis Karataş’ı saymazsak Özcan Yıldırım.

En iyi apranti?

Fatih Vurucu

Bazı jokeylerin dokunulmazlığı var diyorlar sen ne düşünüyorsun?

Yok öyle bir şey.

En iyi antrenör? 

Mehmet Tansı

Bugünün ve tarihin En iyi arap atları aklına ilk gelenler...

Karatoklu benim için apayrı bir şey. Onu tarif edemem. Onun dışında Yavuzhan, Ayabakan, Kafkaslı aklıma ilk gelenler. Ve bugün koşan Gül ekürisinin Çetinaslan isimli tayları var.Ayakları düz bassın daha çok ganyan olduğu yarışı seyrederiz. 

Bugünün ve tarihin En iyi ingiliz atları?

Hafız var öncelikle, Bold Pilot var Johny Guitar var Speedy gonzales kendi atım J Trapper, Keremkoç(speedy gonzalesin kardeşi) Bu yılın Smerç isimli tayını da çok beğeniyorum.

Jokey tercihlerini kendin mi belirliyorsun yoksa at sahibi mi ya da başka şekilde mi oluyor?

Eskiden kendimiz belirlerdik. Şimdilerde ise at sahibi ile mülakaatlardan sonra belli oluyor.

Fehimoğlu İzmir’de bir start aldı sonra ne olduysa İstanbula gönderdiniz? Çok umutluydun safkandan mart ayında sabah antrenmanına beraber gelmiştik öve öve bitiremiyordun. Üzülmüşsündür istanbula gidince.İstanbul pistinde seyrederken neler hissediyorsun?

Koştu ve kazandı çok sevindim. Tabii karmaşık duygular olmuyor değil, burda İzmir’de koşmayı çok isterdim.Bir yarış koştuk starttan çıkmadı geldi üçüncülük yaptı sonra İstanbul’a gitti.İstanbul’da yarış kazanmasından elbette gurur duyuyorum.Sonuçta burda aylarca kaldı ve hazırlıkları hep burdaydı.Ayakları düz bazsın nerde koşarsa koşsun.

Gece yarışları izmiri nasıl etkiledi sence?

Gece yarışlarının ilk kez izmirde düzenlenmesi biz izmirliler için gurur vericidir.Hele o ilk gece unutulmaz.

Bu kadar sık yarış olması doğru mu?Günde iki yarış çok değil mi?Yoksa arz talep meselesi mi?

Tamamen arz talep meselesidir.

Yabancı yarışlara ne diyorsun? İştirak ediyormusun?Tüyo isteyen oluyor muJ

Ne iştirak ediyorum ne takip ediyorum.

Berkayhan ile aranda müthiş bir bağ var ama safkan bir türlü beklentilere karşılık vermiyor. İki yarış gösterdin yine kayıplarda. Nedir son durum?

Dün akşam yarışımızı koştuk. Son bir şansımız kaldı. Bursa düşünüyoruz, Handikap 13 bir yarış var bakalım kısmetse onu koşmayı düşünüyoruz ama tam da karar veremedik.Berkayhan müthiş bir safkan ama o kadar çok sakatlık atlattı ki bugün bu kadar bile koşması çok iyi.

İzmir’deki apranti arkadaşlardan gelecek vaadeden kısa süre sonra oratlığı kasıp kavuracak bir adayın var mı?

Fatih Vurucu, Ömer Ertaş ve Halil Kalınyılmaz.

Altılı ganyanı tutturabilmek için ne lazım? Büyük altılı yakalayabilmek için ne yapmak lazım?

Kimseyi dinleme kendi şansın varsa tutarsın.

Son zamanlarda yarış içerisinde fauller sanki daha çok daha fazlalaştı özellikle benim artık takıntılı hale getirdiğim bir jokey bile var İzmirde. Sence bu artışın nedeni nedir?Yoksa hep aynı mı yani bir artış söz konusu değil mi?

Faullerde artış çok var ama komiserler kurulu gerekli tedbirleri alır.Bence senin de takıntından vazgeçmen lazım.Herkes kadar faul yapıyordur en çok.Ekstra bir durum bence söz konusu değil.

Padokta 10 dakikalık sürede jokeyle neler konuşuyorsun?

Konuşacak çok fazla bir şey yok, atın stilini söylüyoruz ama zaten tecrübeli jokeyler safkanın daha önceki yarılarını izlemiş oluyor ve ne yapacağını zaten biliyor.

Yarışı seyrederken verdiğin taktiği uygulamadığında neler hissediyorsun?

Bazen mecburen jokey insiyatif alıyor ve taktiğin dışına çıkıyor ama bu işin doğasında bu var yani iki canlı var ve biri konuşamıyor. Yarışı kaybedersek tabii ki üzülüyorum.

Taktiğini uygulamayan jokeye yeni şans verirmisin yoksa silermisin?

Veririm.

Mesleğe girmeyi düşünen gençlere neler tavsiye edersin?

Artık üniversiteden geliniyor iyi ekürileri tercih etmelerini tavsiye ederim.Sabırlı olmaları gerekir. En az beş altı yıl sabretmeleri gerekir. Bir anda antrenör olunamaz.

Atlar duygusal hayvanlar, unutamadığın bir anı?

Ergülüm’ün yarış içinde ayağı kırılmıştı. Gözümün içine bakıp sanki bana yalvarıyordu beni kurtar diye. O anı hiç unutamam. Şu anda kısraklık yapıyor.

En üzüldüğün yarış?Neler hissettin?

Beşbin tane vardır.Ama Tavşan Mustafa’yı koştuğumuz Boottle Beetle yarışını unutamam beni tribünde herkes tebrik etti hatta ikinci olarak düşündüğümüz safkanın at sahibi arkadaşım Rahmi Çakmak bile beni gelip tebrik etmişti. Ama foto asıldığında Bootle Bettle’ın kazandığını görünce çok şaşırıp üzülmüştüm.

Protesto çekme işi nasıl oluyor?Jokey yarıştan sonra gelip faul var mı diyor yoksa sen yarışı izlerken kendin mi karar verip gidip müracaat ediyorsun?Y ada başka türlü mü oluyor? Protesto çekmek isteyip de kesin sonucun çabuk açıklanmasından dolayı çekemediğin yarış oldu mu? Senin başına gelmese de bu türlü sorunlar oluyor mu sahada? 

Protesto çekme de zaman sorunu olmuyor. Sorun sadece şudur ki protesto çekmek için 200.-TL nakit olması lazım.Protesto kabul olursa 200.-TL’ni geri alıyorsun. Olumsuzsa paran gitti. Zor tarafı arkadaşının atı kazandığı zaman protesto çekmek zorunda kalıyorsun keşke tüm yarışlarda resen protesto olsa.

Atına faul yapan jokey ya da apranti ertesi gün gelip bir şey diyor mu bir özür falan? Sonuçta camiada herkes birbirini tanıyor.Bu tür konuşmalar oluyor mu ya da oldu mu?

Oluyor ama hiç bir jokey isteyerek faul yapmaz.

Yarıştan önce ya da yarış günü uğurlu olduğuna inandığın bir şey var mı?

Çocuklarımı öperim gerisi hikaye.

Yarışı kaybettiğini ya da kazandığını nerde anlarsın?

Padokta ilk sinyalleri alırsın, yarışta da son 800-400 arası olay belli olur.

Seçimi sana kalsa bugün hangi safkanı antrene etmek istersin?

Taylığı elimde geçen ve kendi ellerimle yetiştirdiğim Fehimoğlu’nun bugün İzmir’de olmasını çok isterdim.

Hüzünlü bir kapanış olacak ama rahmetliyi anmadan geçemeyeceğim. Gürkan ile ilgili bir çok anın olduğunu biliyorum bunlardan birisini paylaş bizimle de noktalayalım sohbeti,

Gürkan ile biz kardeş gibiydik aramızdan gitmesine çok ama çok üzüldüğüm insanlardan birisi sen de çok iyi biliyorsun. Komik bir anım var gülerek analım rahmetliyi o da böyle isterdi çünkü.

Ankarada antrenör ekürisi koştuğum iki atımdan Niobe’ye gürkan oker Drama Güzeline’de Tayfun Vatansever biniyordu.Son elli metrede Niobe 5 boy öndeyken Gürkan ata kamçı vurup ittirmeye başladı, fark 10-15 boy olmuştu belki ısrarla devam etti.Yarıştan sonra niye vuruyon oğlum ata diye sorduğumda Tayfun arkada ikincilik mücadelesinde avazı çıktığı kadar bağırıyormuş da Gürkan da atlar yanına geldi sanmış, ses o kadar kuvvetli geldi ki eyvah demiş hepsi geldi herhalde, neticede eküri bitirmiştik yarışı.Gürkanla sonradan mangal partisinde çok gülmüştük.

Biz ne zaman kaldıracağız kupayı?

Guizayı satınca belki

Onu demiyorum, İzmir’de ne zaman kendi atımızla yarış kazanıp kupa kaldıracağız beraber.

Ne zaman gelirsen.

Evet arkadaşlar bir yarış atı antrenörünün, çok sevdiğim Hayri abimin hayriçonun hayatını sizlerle paylaşmaya çalıştım. Gazeteci olmadığım için yer yer hatalar olabilir. Bu profesyonel bir röportaj değil sadece sizlerle de paylaşılmış bir sohbetti. Umarım keyif almışsınızdır.

Söz vermeyeyim ama fırsatını bulabilirsem hayranı olduğum Akın Özdeniz ve Tınay Adışen ile yeni bir yazı ile sizlerle yine burada birlikte olacağız.

Sevgili Fatih Vurucu ile de bu tür bir sohbet yapmak üzereydik ama biliyorsunuz talihsiz bir kaza geçirdi ve şu anda raporlu.Çok keyifsiz olduğundan bunu bir dahaki İzmir seyahatine erteledik.

Murat Kesik
20.08.2010