Kategori: Röportajlarımız Yayın Tarihi Yazar: Administrator Gösterim: 4395
Milyonlarca kişinin takip ettiği at yarışlarını anlatan sadece 12 spiker var. Yüzlerini hiç görmesek de seslerine aşina olduğumuz at yarışı spikerlerinin tümü erkek. Saniyede dört kelime konuşan spikerler, kadınların bu işi yapamayacağını iddia ediyor ve ‘Kadınlar çok hızlı konuştuklarında sesleri cılız çıkıyor’ diyorlar. Onları durmaksızın anlattıkları, hiç susmayacakmış gibi hızla sundukları at yarışlarından tanıyoruz. Yaptıkları işin aslı, hızlı konuşmak. Tabii konuşurken de söylediklerinin anlaşılmasını sağlamak. At yarışı spikerlerinden bahsediyoruz. Türkiye’nin pek çok farklı yerini karış karış dolaşan, haftanın yedi günü koşan binlerce atı ve jokeyi tek tek tanıyan Türkiye Jokey Kulübü (TJK) spikerlerinden...
Türkiye’de at yarışı spikerliği yapan sadece 12 kişi var ve bu spikerlerin altısı geçen yıl yapılan seçmelerden sonra bu işi yapmaya hak kazanmış. At yarışları İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Şanlıurfa ve Elazığ’ da olmak üzere yedi farklı hipodromda yapılıyor. Dolayısıyla spikerler de her hafta bu şehirleri tek tek dolaşıyor.
Zengin olma hayaliyle binlerce insanın dinlediği at yarışı spikerleri içinde en eskisi Ali Kayakıt. Ayakkabıcı olan Kayakıt 1981 yılından beri at yarışı spikerliği yapıyor. Kayakıt, biraz at sevgisinin ağır basması biraz da işlerinin iyi gitmemesi nedeniyle at yarışı spikerliği yapmaya başlamış. Kayakıt’a göre at yarışı spikerliği yapmak kolay gibi görünse de aslında çok zor bir iş. Haftanın yedi günü yapılan yarışlarda binlerce at koşuyor ve spikerlerin hepsinin bu atların, jokeylerin isimlerini, forma renklerini tek tek bilmesi gerekiyor. Bu yüzden at yarışı spikerliği ne haber ne de maç spikerliğine benziyor.
SESİNİZ GÜMBÜR GÜMBÜR
Kayakıt, bu mesleği yapmak için sadece iyi bir diksiyona ve ses tonuna sahip olmanın yeterli olmadığını söylüyor ve yarış spikerliğinin zorluklarını şöyle anlatıyor: ‘En büyük zorluk çok sayıda atın katıldığı yarışlarda yaşanan iklim şartları. Özellikle kum koşularında yağmur yağdığı zaman öndeki atların ayaklarından çıkan çamurlar arkadaki atların hem rengini hem de jokeyinin formasını değiştiriyor. Dolayısıyla biz atları seçemiyoruz. 15 at koşuyor ve o koşullarda atları seçmek çok zor oluyor. Biz de bu yüzden rahat yarış anlatabilmek için kendimize çeşitli teknik alt yapılar hazırlıyoruz.’
At yarışları ve yarış spikerliği denilince akla hep erkekler geliyor ve bu işi yapanlar arasında kadın yok. TJK’da kadınların sadece at yarışlarıyla ilgili haberleri sunduğunu belirten Kayakıt at yarışı spikerliği için kadınların uygun olmadığını söylüyor: ‘Şimdiye kadar kadınların bu mesleği yapmasıyla ilgili bir uygulama olmadı. Aslında at yarışını da futbolu da daha çok erkekler izlediği için hep erkek spikerler sunuyor. Yarışı sunarken yarışın sonlarına doğru heyecanı artırmak için bağırmak gerekiyor. Ben açıkçası bir kadının bağırarak yarış sunabileceğini düşünemiyorum. Aslında bir dönem denedik böyle bir şey yapmayı ve TJK’da haber sunan kadın sunucularımızla deneme çekimleri yaptık. Ama olmuyor. Kadınların ses tonu çok zayıf kalıyor. Yarışseverler gümbür gümbür güzel, tok bir ses istiyor. Kadınlar arasında da mutlaka çok güzel sesli olanlar var ama bağıran bir kadının sesi güzel çıkmaz.’
ATIN ADI ‘BİBİDİ BABİDİ BU’
Kayakıt, at yarışı spikerlerinin en tecrübelisi olarak geçtiğimiz yıl yapılan seçmelerde de bulunmuş: ‘Adana, İzmir ve İstanbul’da toplam 330 kişiyi denedik ve bunun içinden altı arkadaşımızı aldık. Onları işe alırken hazırladığımız metinler vardı. Yani Türkçe’yi çok iyi konuşabilecek özelliğe sahip mi değil mi, verdiğimiz metni okurken vurgulara dikkat ediyor mu gibi kriterlerimiz vardı. Ayrıca başvuran kişilerin atçılıkla ilgili bilgisinin olup olmadığını da kontrol ettik. Bunu öğrenmek için Nothing Compairs To You’, ‘Bibidi babidi bu’ gibi çok zor söylenen at isimlerini onlara telaffuz ettirdik. Sonunda tüm bu kriterleri yerine getiren altı kişiyi at yarışı spikeri olarak TJK bünyesine aldık.’
‘Muhasebeciliğe geri dönmem’
Erkan Taç, atlara olan sevgisi nedeniyle muhasebeciliği bırakıp at yarışı spikeri olmaya karar vermiş. Taç, yeni mesleğiyle ilgili şunları anlatıyor: ‘At yarışlarıyla yaklaşık 10 yıldır ilgiliyim ve yarışları takip ediyordum. Bir gün spikerlik seçmeleri olduğunu duydum ve seçmelere katıldım. Bu işe başladığım ilk zamanlarda kalabalık koşuları nasıl anlatabilirim diye düşünüyordum. Ama sonra bu işi çok keyif alarak yaptım ve şu anda muhasebeciliğe geri dönmeyi düşünmüyorum.’
‘Balıkhan’a Balık Ayhan demiştim’
At yarışı spikerliği, yarışın olduğu bir buçuk- iki dakikayla sınırlı görünse de aslında uzun süren bir hazırlık gerektiriyor. Dürbünleriyle yarışacak atların fiziksel özelliklerinden jokeylerin kimler olduğuna, jokeylerin atlara biniş şekillerinden atların formalarına her şeyi doğru biçimde seçmeleri ve ayırt etmeleri için spikerlerin atları önceden incelemeleri ve tanımaları gerekiyor. Spikerliğe yeni başlayan ve yaklaşık bir yıldır bu işi yapan Erkan Barış ilk zamanlarda kendini hızlı sunuma alıştırmak için günlük hayatta da hızlı konuşmaya başlamış.
‘Yarışta son düzlüğe çıkıldığında geriden atlar geliyor ve biri öne çıkabiliyor. O anda hangi atın öne çıkacağını tahmin etmeniz gerekiyor’ diyen Barış, saniyede beş kelime konuşarak sunduğu yarışlar olduğunu söylüyor. Yarışı hızlı sunmak kadar kelimeleri doğru telaffuz etmenin de çok önemli olduğunu vurgulayan Barış her dilde at ismi olduğunu ve onları yanlış söylediklerinde yarış severlerin kendilerine tepki gösterdiği belirtiyor. Barış, sunduğu bir yarışta yaşadığı olayı ise şöyle anlatıyor: ‘Bu işe başlayalı 5-6 ay olmuştu. Bursa’da yapılan bir yarışta Balıkhan diye bir at koşuyordu. Ben yarış içinde iki kez ata Balık Ayhan demişim. Çıktığımda herkes bana gülüyordu.’
‘Ana-babalarını bile tanıyorum’
At yarışı spikerlerinden bir başkası ise Sadık Zirenk. Zirenk’in babası uzun yıllar at yarışlarıyla ilgilenmiş ve bu yüzden onun için atlar aile yadigarı. Çocukluğundan beri atlarla iç içe yaşayan ve şimdi hem yarış antrenörlüğü hem de spikerlik yapan Zirenk ‘Bu işi için atları çok iyi tanımak gerekiyor. Ben de atların anne-babalarını bile tanıyorum. Yarış anlatırken çok heyecanlanıyorum’ diyor.
ASLI DAĞARCIKOĞLU
http://www.stargazete.com
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
9 Kasım 2008 Pazar, 05:45 PAZAR