::Son Düzlük..Sizin Eküriniz::

Register Login

BÜTÜN RÜYALAR GERÇEK OLABİLİR.

 "Onların peşinden gidecek cesaretiniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir" diye bizim atalarımızda biri değil ama Walt Disney söylemiş. Bizde ise biri öne çıkıp bazı doğruları söylese ve hadi destek verin bizim doğrumuzu, inandığımız doğruları bir çok kişiye aktaralım, fikirlerimizi söyleyelim dese genelde aynı fikirde olanların çoğu destek vermez. Gelecekte olacak olayları süzemediği veya kendi doğrularını aktarmakta gerekli cesareti gösteremediği için genelde çekimser kalanlar çok olur.

Doğru söyleyenler tek kalsalar bile belki dokuz köyden kovulurlar ama elbet gidecek bir onuncu köyleri vardır.  Bizimde kendi doğrularımızı, inandıklarımızı söyledikten sonra çekinecek veya korkacak bir olayımız yok.

Çünkü kimseden menfaatimiz veya beklentimiz yok.

Biz bu sayfalarda elli kere yazdık çizdik yarışseverin dertlerini anlattık ama dinleyen ve destek veren üç beş dostumuzdan başka arkamızda bir kesimi bulamadık. Yazma, boş ver, anlatma, ters düşme, ilerde işimiz düşer diyenler bile oldu. TJK ne kadar büyük bir kurum olursa olsun yaptığı yanlışlar veya  aldığı hatalı kararlar olacaktır. Veya aldığı kararlar bizim mantığımızla uyuşmayacaktır. Bunları söylemekle bir şey kaybetmeyiz. Bence herkes fikrini söylemeli ve doğrular için fikir alışverişinde bulunmalı. Karşısındakinin fikrine de saygı göstermeli.
 
Şimdi bir kaç düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum;

Yurt dışı yarışlarda koşan atı veya jokeyi tanımak çok zor. Ayrıca yarış pistlerini ve hava durumunu bile bilme şansınız yok. Kumun durumu veya pistin inişli çıkışlı olmasını bile dikkate alamıyorsunuz. Çünkü bilmiyorsunuz. Derece çalışmak isteseniz elinizde veri yok. Galop bakayım derseniz onu bulmanız mümkün değil. Yalnızca yurt dışı bahis oranları elinizde var ve bir iniyor bir çıkıyor o oranlarda sabit durmuyor. Atların anası babası yani orijinini biliyorsunuz belki ama o orijinlerde bizim bildiğimiz tanıdığımız isimler değil.

Çoğu yarışsever sayısal loto gibi numara bakıp oynuyor. İsmini beğendiği atı yazıyor, kısmetimde varsa kazanırım diyor. Şansını denerken hiç bir çalışma, inceleme imkanı bulamıyor.  Sonuç olarak büyük ihtimal kaybediyor.

At Yarışı iki canlının birleşimi ve sporun en güzeli. Jokeyi tanır, atı tanırsınız ve bildiğiniz, tanıdığınız, sevdiğiniz safkan veya jokeye de bahislerinizle destek verirsiniz. Bu durumda At Yarışının Kumar olmadığını savunabilirsiniz. 

TJK nın yapması gereken bu sporu seven yarışsevere yurt dışı yarışları ile ilgili detaylı bilgileri ulaştırmak sonra onlardan katılım beklemektir. TJK'nın ilk yapması gereken yurt dışı bahislerle ilgili detaylı bilgiler sunmaktır.  
 
Biz kendi içimizde de açık, şeffaf değiliz. Turbo diye bir safkanımız var. Bu safkanımızın DNA testinin açıklandığını, gösterildiğini veya kamuoyu ile paylaşıldığını görmedim. Hipodromlarımız'da da kimse göremediği için yüzlerce senaryo üretiliyor. Oymuş, buymuş, onunmuş, bununmuş hepsi hakkında yüzlerce laf ediliyor. Ne olur gerekli merciler bu safkanımızın DNA'sını açıklasın da doğrular bilinsin.

Birde bu safkanın koştuğu günler Süper altılı yapılıyor. Bu safkanın ne özelliği ve ne farkı var bilemiyoruz ama süper altılı yapılmasında bile bazı şeyler arayanlar var. Turbo'nun Süper !!!  olduğu, safkanın her koştuğu gün altılının birim bedelinin artmasından, Süper Altılı yapılmasından belli değil mi diyorlar. Turbo koşacağı zaman altılı para vermez diye düşünüyorsan alırsın Turbo'yu altılı dışına olayı çözersin.

Zaten Süper Altılı'da tam bir gereksiz uygulama. Yarışseverin % 90'a yakını bu duruma karşı. Yapılan anketler hep bu yönde. Ama yarışseverin tepkisi tevziye yansımadığı ve tevziyi azaltmadığı sürece bu durum sürer gider. Tepki TJK'nın kazancını etkilemeli ki Süper değil Normal altılı ile bu iş devam etsin.

Yıllardır Yarışsever Kupası diye bir koşu koyulmasını istedik. 2009 senesi için bunu programa koyduramadık. 2010 sezonu için çalışmalar yapılırken bu durumun, bu isteğimizin değerlendirileceğini yine düşünmüyorum. Belki bu yönetim bu konuda farkını gösterirde Yarışseveri'de hatırlar.

Ankara'dan Mehmet Gökçesu abim'le geçen gün telefonda konuştum. Bana dedi ki; bizim Aziz Başkan At Yarışlarını sever ve ilgilenir. Zaten atlarıda var. Neden 19 Temmuz günlerinde bir Fenerbahçe koşusu düşünmüyorlar, koymuyorlar,  Aziz başkanı'da çağırıp kupayı verdirmiyorlar dedi. Bende sevgili abim keşke benim elimde olsada yaptırsam dedim, gülüştük. Bu Beşiktaş, Galatasaray ve katılmak isteyen tüm takımlar içinde düşünülebilir, kulüp başkanlarına teklif götürülebilir.  Hani buraya yazdım belki bir okuyan olurda sesimizi duyar.

Daha yazılacak çok şey var ama yavaş yavaş yazalım sizleri de okurken sıkmayalım.

Selamlar, Saygılar, Bol Şanslar...

Ufuk Çakır
10.08.2009