::Son Düzlük..Sizin Eküriniz::

Register Login

BİRİM BEDEL 10 YKR OLDU, TEVZİ % 20 GERİLEDİ

24 Nisan 2008 tarihinden itibaren herkesin bildiği gibi İzmir yarışlarında altılı birim bedeli 10 YKR oldu. Bu karar niçin alındı, neyin başlangıcıydı pek bilinmiyor ama o günden bugüne kadar olan 6 yarış günü gösterdi ki tevzi hiç bir zaman eski miktarlara ulaşmıyor. Gün bazında düşünülüp karşılaştırıldığında yüzde 6,36 ile yüzde 30,98 arasında düşen bir tevzi miktarı görüyoruz. 6 günlük toplamda 5.470.576 YTL olan tevzi birim bedel 10 YKR olduktan sonra 4.404.923 YTL'ye gerilemiş. Toplamda gerileme yüzde 19,48.

Birim Bedel 5 YKR   Birim Bedel 10 YKR
TARİH TEVZİ Koşan At Sayısı   TARİH TEVZİ Koşan At Sayısı   Düşüş %
10.Nis 935.464 44   24.Nis 809.405 64   13,48
12.Nis 920.531 42   26.Nis 770.334 45   16,32
13.Nis 999.352 45   27.Nis 689.791 48   30,98
17.Nis 1.017.110 62   01.May 713.236 61   29,88
19.Nis 783.682 41   03.May 733.861 71   6,36
20.Nis 814.437 35   04.May 688.296 42   15,49
5.470.576 269   4.404.923 331   19,48

Birde burda dikkat edilmesi gereken bir başka nokta var. 10 Nisan-20 Nisan arasındaki 6 İzmir yarış gününde altılı dahilindeki yarışlarda koşan at sayısı 269. 24 Nisan'da başlayan 10 YKR'luk İzmir altılı ganyanında ise 6 yarış gününde 331. Yani koşan at sayısında yüzde 23 lük bir artış var. Normal günlerde koşan at sayısındaki bu artış mutlaka altılıyı zorlaştırıyor ve tevzinin yükselmesine neden oluyor. Ama buna rağmen tevzilerde düşüş devam etmiş. Bunu da hesaba katarsak toplam azalma yüzde 24-25 gibi bir rakama ulaşıyor.

Türkiye Jokey Kulübü yetkililerinin okuduğum röportajlarında hazır altılı, reklam ve promosyon çalışmaları ile katılım miktarlarında yüzde 20'ye varan artışlar yaptıklarını, bununla övündüklerini öğrenmiştim. Yapılan tek bir olumsuz hareket bu artışı komple götürmüş oldu. Ben inanıyorum ki İzmir yarışlarında yarışsever tepki göstermeyip aynı tevzi miktarı ile yarışlar devam etmiş olsa Haziran başında bütün illerdeki yarışlarda birim bedel 10 YKR olacaktı. Artık Türkiye Jokey Kulübü yetkilileri buna cesaret edemezler diye düşünüyorum. Tabi reklam ve promosyon harcamalarına yapılan yüklüce miktarlarda Türkiye Jokey Kulübünün çok büyük zararıdır. Bu reklam harcamaları ile basınla ilişkiler iyi tutulmuş, muhalefet eden, eleştiri yazıları yazan basın kuruluşları ortadan kaldırılmıştır.

Birde gayri resmi oyunu engellemek bahanesi ile Türkiye Jokey Kulübü gelirinin Çifte ve Ganyan oyunlarından alınmaması, dağıtılacak miktarın arttırılması var. Buna da yarışsever tarafından verilen tepki tam ters. Yarışsever daha yüksek dağıtımın yapıldığı bu oyunlara katılımda yüzde 20 den fazla bir artış göstermiş. Yani kendi yararına olan gelişmelere olumlu, kendi zararına olan gelişmelere de olumsuz bir tepki vermeye başlamış. Bu aslında hepimizin istediği ve Türkiye Jokey Kulübüne yol gösterilmesi açısından çok güzel bir örnek. Yarışseverin bilinçlendiği ve tepki vermeyi göstermesi açısından da çok önemli. Yarışsever olmazsa bu yarışların olmayacağı konusunda umarım yetkili kişilerde biraz bilinçlenmişlerdir.

Türkiye Jokey Kulübünün gelirini arttırmak için yapılan çok gereksiz bir çalışma daha var. Bazı illerde yaz kış demeden her zaman yarış yapılıyor. Eskiden olduğu gibi Kış sezonu, Yaz sezonu kavramı ortadan kaldırıldı. Yalnızca yarış programı hazırlamak ve yarışseverin bu programa katılımını beklemek üzere bir plan, program yapılıyor. Bir ilde yılın her ayında yarış yaparsanız oranın hiç bir özelliği, çekiciliği, sempatisi kalmaz. Yarışseverin ilgisi hep az olur. Ama ahır problemini düşünüp böyle bir uygulamaya gidilmişse oda yanlış. Çünkü deforme olmuş, kalitesiz ve yarış koşma özelliği olmayan bir çok at bu hipodromlarda yarış olması nedeniyle yarışçılığımızdan ayıklanmıyor. Her ne kadar kalitesiz olsalar da elbet bir yarış kazanır, masraflarını çıkarır düşüncesi ile bakılıyor, yarışçılığımız kan kaybına uğruyor, kalitesizleşiyor.

Dünya'daki örnekler incelenip gelişmiş ülkelerdeki gibi aynı günde bir kaç yarış olması örnek alınarak bu şekil bir uygulamaya gidilmiş olsa da Ülkemizin içinde bulunduğu hayat şartları ve zorluklar hiç dikkate alınmamış. Gelecek bizim için pek parlak değil. Halkımızın hepsi borçlu ve borçlu yaşamaya alışmış durumda. Eskiden olduğu gibi kumarhanelerde kaybedip intihar edenler, işlerini kaybedenler, varlıklarını yitirenler gibi kötü örnekler At Yarışı oynayan Yarışseverler içinde duyulmaya başlarsa bu daha sert tepkiler yaratabilir. Bu kadar yarış koyup yarışsevere umut dağıtmak, kurtuluşu At Yarışlarına bağlayan bir toplum yaratmak, vatandaşın cebindekini son kuruşuna kadar almak istemek iyi düşünceler değil. Aynı kumarhanelerdeki gelişimde böyle başlamış, başta 1-2 tane olan bu şans merkezleri daha sonra artarak her otelde bir tane olmasına kadar gitmişti. Belki kötü bir örnek ama bence bu yolun sonu aynı olabilir. Dikkat etmek, fazla üstüne gitmemek, vatandaşa fazla yüklenmemek lazım.

Çok yarış günü, çok gelir diye düşünen bir yönetim şekli yerine, yeterince ama kaliteli yarış günü yapan bir yönetim görmek en büyük dileğim.

Şansımız Bol Olsun.

Saygılarımla,

Ufuk Çakır
04.05.2008